Trafik kazası sebebi ile tazminat davası; en az bir motorlu aracın olduğu bir kaza sırasında ölüm, yaralanma gibi bedensel zararlarla üçüncü şahıslara ait araba, ev, arazi gibi mal varlıklarında oluşan zararların giderilmesi amacı ile açılan bir tazminat davasıdır.

Trafik kazası tazminatı, hem bedensel hem mal varlığı zararları için ifade edilir.

Trafik kazasının neden olduğu tazminat davasının hukuki dayanağı, trafik kazasının haksız fiil sorumluluğu doğurmasıdır. Trafik kazasının hukuki açıdan haksız fiil olmasının, zaman aşımı, mahkeme yetkisi gibi birçok konuda birtakım sonuçları vardır.

Trafik Kazası Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Zaman Aşımı Süresi

Trafik kazasının sebep olduğu tazminat davası açılmadan önce, dava süresinin başlangıç ve bitiş süresi önemli bir konudur. Trafik kazasının oluştuğu gün, tazminat davası zaman aşımı süresi işlemeye başlar. Trafik kazalarında bütün haksız fiillere uygulanmış olan iki zaman aşımı süresinden hangisi davacı olan kişinin lehineyse, o zaman aşım süresi uygulanır.

Trafik kazalarının sebep olduğu tazminat davası zaman aşımı süreleri aşağıdaki gibidir:

Trafik kazalarında da tüm haksız fiillere uygulanan iki zaman aşımı süresinden hangisi davacının lehine ise, o zaman aşımı süresi uygulanır. Trafik kazaları nedeniyle tazminat davası zaman aşımı süreleri şunlardır:

Tazminat Davası Esas Zaman Aşımı Süresi: Trafik kazasının sebep olduğu zararı, zarar görenin öğrendiği tarihten itibaren başlar ve 2 senelik zaman aşım süresi vardır. Zararı gören, faili ve zararı daha sonra öğrense de fiilin işlenmesinden sonra 10 senelik zaman aşım süresi söz konusudur.
Ceza Zaman Aşımı Süresi: Trafik kazası sebebi ile işlenen bir suç varsa ceza zaman aşımı süreleri de uygulanır. (Karayolları Trafik Kanunları 109/2) Trafik kazalarında yaralanma var ise taksirle adam yaralama suçu; ölüm var ise adam öldürme suçu meydana gelir. Trafik kazası sonucunda yaralanma veya ölüm var ise, ceza kanununda o suç için öngörülen dava zaman aşım süresi ne ise, maddi ve manevi tazminat davası açma süresi odur. Ceza kanunundaki temel dava zaman aşım süresi geçse dahi, ceza davası devam ediyor ise, ceza hukukundaki “uzamış dava zaman aşımı” devreye girmiş ise, ceza davası devam ettiği sürece herhangi bir zaman aşımı süresine bağlı kalmadan trafik kazası nedeni ile tazminat davası açılabilir.
Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davasını Kimler Açabilir?

Meydana gelen trafik kazasında yaralanma durumu söz konusu ise, yaralanan kişinin kendisi maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Yaralanan kişi sakat olma durumu sebebiyle çalışma hayatınca uğrayacağı iş gücü kaybından maddi tazminat; trafik kazası sebebiyle uğradığı üzüntüden de manevi tazminat davası açabilir.

Trafik kazasından dolayı ağır bedensel bir yaralanma durumu söz konusu ise, yaralanmış kişinin yakınları (anne, baba, eş, çocuk, nişanlı) sadece “manevi tazminat davası” açabilme hakları vardır (Borçlar Kanunu md. 56). Yargıtay uygulamasında, yaralanmış olan kişinin uzvunu kaybetmesi ya da hayati fonksiyonlarını kaybetmesi ağır bedensel yaralanma olarak kabul edilir.

Diğer bir yandan ölümlü trafik kazalarında, ölen kişiden yaşarken destek alan şahıslar maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Ölen kişi evli ise; eşi ve çocuklarına, bekar ise; anne ve babasına destek verdiği karine olarak kabul edilir. Bu kişilerin ölen şahsın desteğini gördüklerini ispatlamalarına gerek yoktur. Fakat ölen şahsın amcası, dayısı vb. yakınlarının trafik kazası sebebi ile tazminat talep etmesi için ölen şahıstan yaşarken destek aldığını kanıtlaması mecburidir.

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Trafik kazası maddi ve manevi tazminat davası haksız fiil sorumlularına karşı açılır. Fakat trafik kazalarında haksız fiili işleyen kişi-kişiler haricinde de tazminat sorumluları vardır. Trafik kazası sonucunda yaralanma, ölüm ya da herhangi bir mal varlığında zarar meydana gelirse şu kişilere maddi ve manevi tazminat davası açılma hakkı doğar:

Araç Sürücüsü: Meydan gelen trafik kazasında kusurlu bulunan araç sürücüsü aleyhine tazminat davası açılabilir (BK md.49).
Araç Sahibi: Araç sahibi kural olarak araç işleteni olarak kabul edilir ve trafik kazası sebebiyle tazminat yükümlülüğü vardır (2918 sayılı KTK md.85/1).
Araç İşleteni: Meydana gelen trafik kazasına karışmış araç işleteni de oluşmuş tüm zarardan sorumludur ve işletene de maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (2918 sayılı KTK md.85/1). Trafik tescil kayıtlarında araç sahibi araç işleteni olarak da kabul edilir. Fakat aracın sahibi, üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığı, işleten sıfatının olmadığını ispatlayabilirse sorumluluktan kurtulma şansı vardır. Motorlu aracın bir teşebbüs ünvanı ya da işletme adı altında yahut bu teşebbüs tarafından kesilmiş olan biletle işletilmesi halinde; araç işleteni meydana gelen zarardan yükümlü olur. Farklı bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği, araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu kanıtlanırsa, bu kişi de işleten olarak kabul edilir (HGK 2015/2890 karar).
Sigorta Şirketi: Meydana gelen trafik kazasına karışan aracın Trafik Sigortası ya da poliçe kapsamına göre Kasko Sigortası hangi sigorta firmasınca yapılmış ise, o sigorta firması da yaralanma, ölüm ya da doğan diğer zararlardan sorumludur (KTK md.91). Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. Maddesince; sigorta firması bu poliçede tanımlanmış olan motorlu aracın işletilmesi esnasında bir kimsenin ölmesine, yaralanmasına ya da başka bir zarara uğramasına sebep olmasından ötürü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki yükümlülük, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edilir.

Yardım Alın